BAĞIMLILIK

December 23, 2014

     Son dönemlerde, özellikle bonzai denilen sentetik uyuşturucunun, somut gözle görülür şekilde bir artış göstermesine dayanarak bu haftaki yazımı uyuşturu kullanımı ve bağımlılık üzerine yazmak istedim. 

 

       Bağımlılık konusu derin ve çok boyutlu bir kavramdır. Fiziksel olduğu kadar psikolojik boyutuda vardır. Bu yüzden sadece maddeyi almayı bıraktıktan sonra bağımlılık bitmemektedir. Fiziksel bir bağımlılığın yanı sıra beyindeki sistemlere zarar verdiği için kullanma arzusu ve dürtüsü baskındır ve çoğu kişiler buna yenik düştükleri için tekrar kullanmaya başlarlar. Bunun yanı sıra çevresel faktörlerin de etkisi büyüktür; örnegin arkadaş ortamı, stres yaratan durumlar, aile içi problemler, psikolojik rahatsızlıklar da uyuşturucu kullanımını tetikleyen faktörlerdir.  Bağımlı olmayı engellemek için yapılacaklardan en önemlisi hiç başlamamaktadır. Bu kesin çözüm olarak önerilir. 

Uyuşturucu madde kullanımı bağımlılık yapan maddelerin vucüda dahil edilmesidir. Fakat bağımlılığın tanımı en basit hali ile: maddenin yaşamı va sağlığı olumsuz etkilemesine karşın kullanımının devamıdır. Fakat insanın insanın doğası gereği en temel amacı canlılığını devam ettirme çabasıdır. İçgüdüsel olarak yaşamımızı, sağlığımızı tehdit eden, bize acı ve zarar veren şeylerden kaçınırız. Bu yüzden uyuşturucu madde kullanımı kişilerin içindeki büyük bir çelişkinin işaretcisidir ve patolojik bir durumun göstergesidir. 

 

      Çocuğunuz ve ya yakınınızdaki biri uyuşturucu kullanıyor mu diye şüpheleniyorsanız bunu anlamanın en iyi yolu gidip tahlil yaptırmaktır. Fakat emin olmadığınız durumlarda bunu yapmak riskli olabilir. Ailenin çocukları ile ilgilenmesi ve gözlem yapması bu noktada çok önemli. Rutinin dışındaki davranışlar, ruh hali bize ip ucu niteliğinde olabilir. . Bağımlılık dediğimiz durumda şu davranışlar gözlemlenebilir; dikkati yoğunlaştırmada sorun yaşama, daha içine kapanık ya da agresif olma, sözel iletişimde azalma, okulda ve ya iş yerinde aksaklıklar yaşaması, notların ve ya genel olarak iş performansının düşmesi, yorgun, halsiz, uykulu görünme gibi durumlara yol açabilir. 

 

      Uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığı her yaşta başlayabilir. Genç yaştaki popülasyon burada daha risklidir. Bunun sebebi o dönemdeki dürtü kontrölünün daha zor olması, arkadaş baskısı, uyum sağlama isteği daha ileriki yaşlara oranla daha güçlü yaşanır. 

Bağımlılık tedavisi mümkün bir durumdur. Bununla ilgili en sık karşılaştığımız senaryolarda bir tanesi genellikle birey aile zoru ile getirilmektedir ve bu malesef çok iyi sonuçlar vermiyor. Kişinin kendi isteği ve rızası çok önemli. Bağımlılıktan kurtulma isteğinin içsel bir motivasyonu olursa daha iyi sonuçlar alınıyor. Tedavinin başlangıcında kişinin vucüdü tamamen maddeden temizlenmek için detoksifikasyon işleminden geçer. Daha sonra ilaç tedavisi, grup ve bireysel terapilerle tedavi sürecinin devamı öngörülür. Tedavi ne kadar uzun takip edilirse başarı oranının da o kadar yüksek olduğu belirtilmektedir. Amaç kişinin kendisini tanıması, uyuşturu kullanım davranışını belirleyebilmesi, nedenlerini sorgulayabilmesi, başlama arzusu ile başa çıkma yollarını öğretmek ve uygulayabilir hale getirmektir. Ailenin de bu konuyla ilgili bilgilendirilmesi elzem ve faydalıdır.

 

21 Ekim 2014

 

GONCA KÜÇÜKTETİK

 

 

Please reload

December 23, 2014

December 23, 2014

December 23, 2014

December 23, 2014

December 22, 2014

December 22, 2014

Please reload

"Oyun çocuğun dilidir."

December 23, 2014

1/9
Please reload

Featured Posts
Recent Posts
Archive
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

© 2023 by JANE BANKS PHOTOGRAPHER. All rights reserved.